Anadolu Üniversitesi Nasreddin Hoca Araştırma ve Uygulama Birimi Müdürü Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasının fıkraların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, taşıdığı kültürel mirasın çağdaş sanat ve dijital teknolojiler aracılığıyla yeni kuşaklara ulaştırılması çağrısında bulundu.
Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, “Nasreddin Hoca’yı Ne Kadar Doğru Tanıyoruz?” başlıklı yazısında, toplumun hafızasında nükteleriyle yer edinen Nasreddin Hoca’nın bilgelik, adalet ve sağduyu yönünün daha fazla öne çıkarılması gerektiğine dikkat çekti.
Nasreddin Hoca’nın zaman içerisinde popüler kültürün yüzeysel kalıplarıyla değerlendirildiğini ifade eden Bayraktar, onu yalnızca komik hikâyelerin kahramanı olarak görmenin, temsil ettiği düşünce zenginliğinin yeterince anlaşılmasını engellediğini vurguladı.
Fıkraların Ardındaki Hikmete Dikkat Çekti
Nasreddin Hoca’nın Türk-İslam düşüncesi ve hiciv geleneği içerisindeki yerine işaret eden Bayraktar, fıkraların insanı, toplumu ve hayatı sorgulamaya yönelten bir derinlik taşıdığını belirtti.
Bayraktar, eşeğe ters binme anlatısını toplumsal gidişatı sorgulayan bir bakışla, göle maya çalma fıkrasını ise ümidin ve imkânsız görüneni denemenin önemini hatırlatan bir yaklaşımla yorumladı. “Parayı veren düdüğü çalar” sözünü de adalet ve sorumluluk çerçevesinde değerlendirdi.
Hoca’nın yalnızca güldüren bir karikatür figürüne indirgenmesini eleştiren Bayraktar, mizahın arkasındaki düşüncenin görünür kılınması gerektiğini ifade etti.
Animasyondan Yapay Zekâya Uzanan Proje Önerileri
Nasreddin Hoca’nın mesajını evrensel, mizahını ise zamansız olarak nitelendiren Bayraktar, bu mirasın dünyaya anlatılmasında günümüzün iletişim ve üretim imkânlarından yararlanılmasını önerdi.
Çocukların yanı sıra yetişkinlere de hitap eden, izleyiciyi düşünmeye yönelten uzun metrajlı animasyon yapımlarının hazırlanabileceğini belirten Bayraktar, Hoca’nın hazırcevaplığını ve nükte anlayışını güncel konularla buluşturan dijital içeriklerin de geliştirilebileceğini kaydetti.
Bayraktar ayrıca, Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasından esinlenen Türkçe ve İngilizce yapay zekâ karakterlerinin, kültürel mirasın farklı toplumlara tanıtılmasında değerlendirilebileceğini ifade etti.

Gençlere Oyun Ve Etkileşimli Hikâyelerle Ulaşılabilir
Genç kuşaklarla bağ kurabilmek için oyun ve etkileşimli hikâye anlatımının önemine değinen Bayraktar, fıkralardaki mantık yürütme, adalet ve hazırcevaplık temalarından hareketle bulmaca ve macera oyunları tasarlanabileceğini belirtti.
Sivrihisar ve Akşehir’den dünyaya uzanan uluslararası dijital sanat, karikatür ve mizah festivallerinin de bu alanda bir buluşma zemini oluşturabileceğini dile getirdi.
“O, Anadolu’nun Ortak Aklı, Sağduyusu ve Neşesidir”
Nasreddin Hoca’nın herhangi bir kesimin dar bakış açısına hapsedilmeden ele alınması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, kültürel mirasın kutuplaşmaların malzemesi yapılmaması çağrısında bulundu.
Bayraktar, yazısında şu değerlendirmeye yer verdi:
“O, Anadolu’nun ortak aklı, sağduyusu ve neşesidir.”
Nasreddin Hoca’yı çağdaş sanatın ve teknolojinin diliyle yeniden okumanın önemini vurgulayan Bayraktar, bu yaklaşımın hem çocuklara hem de dünya toplumlarına insanı anlama ve anlatma konusunda değerli bir imkân sunacağını ifade etti.
