Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bakan Ersoy: Dünyanın En Eski Batığının İzlerini Gün Yüzüne Çıkarıyoruz

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Kekova Adası

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Kekova Adası açıklarında yer alan dünyanın en eski batığına dair yürütülen su altı kazılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Bakan Ersoy, “Mavi Vatan’da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz. Kekova’da yürüttüğümüz su altı kazılarında çıkarılan, 4 bin 700 yıl öncesine uzanan amforalar, Anadolu kıyılarının deniz ticaretindeki köklü geçmişine ışık tutuyor. Zeytinyağı ya da şarap taşımak için kullanıldığı düşünülen bu kaplar, Doğu Akdeniz’deki ticaretin ve kültürler arası etkileşimin önemli izlerini taşıyor. Kil analizleri, amforaların muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyelerde üretildiğine işaret ediyor. Benzer örneklerin Mısır, Troya ve Girit’te de bulunması, farklı coğrafyaları deniz yoluyla birbirine bağlayan ticaret ağlarını anlamamız açısından büyük önem taşıyor” dedi.

Buluntular arasındaki özel detaylara da değinen Ersoy, “Buluntular arasında, üzerinde dokuz farklı işaret ve gövdesinde iki delik bulunan bir amfora da dikkat çekiyor. Peynir ya da tereyağı yapımında yayık olarak kullanılmış olabileceği düşünülen bu kap, denizcilerin uzun yolculuklarda kendi yiyeceklerini üretmiş olabileceklerine dair ipuçları sunuyor. Anadolu’nun denizcilik tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya, su altındaki kültürel mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmaya devam ediyoruz. Kazıların bilimsel sorumluluğunu üstlenen Doç. Dr. Hakan Öniz’i ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımızı kutluyorum” ifadelerini kullandı.

Erken Tunç Çağı Batığında Bilimsel Kazılar Sürüyor

Bakanlıktan paylaşılan bilgilere göre, Akdeniz Üniversitesi ekiplerinin önceki senelerde yürüttüğü su altı taramalarında saptanan kalıntılar, batığın Erken Tunç Çağı dönemine uzandığını ortaya koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Doç. Dr. Hakan Öniz’in bilimsel danışmanlığında 2026 senesinde başlatılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan amforaların 4 bin 400 ile 4 bin 700 yıllık olduğu saptandı. Kapların kil yapısı Ürdün Vadisi atölyelerine işaret ederken; Mısır’daki Giza, Saqqara ve Abusir piramitleri havzası, Troya ve Girit’teki eşdeğer buluntular ticaret güzergahının Levant limanlarından batıya uzandığını gösteriyor.

Antik Denizcilerin Beslenme Alışkanlıklarına Işık Tutan Bulgu

Çalışmalarda çıkarılan kaplar arasında gövdesinde iki delik ve üzerinde 9 simge yer alan amfora öne çıkıyor. Uzman incelemeleri, eserin tereyağı veya peynir üretiminde yayık vazifesi gördüğünü ortaya koyuyor. Söz konusu veri, dönemin gemicilerinin sefer esnasında keçi barındırarak süt sağdıklarını ve temel gıdalarını sefer sırasında hazırladıklarını göstererek antik deniz yaşamına dair yeni detaylar sunuyor.