Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bacacı Yatırım Holding tarafından İstanbul Finans Merkezi (İFM) Ziraat Bankası Oditoryum Salonu’nda düzenlenen ‘Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi’ programında ekonomi dünyasıyla bir araya geldi. Zirveye Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut ile çok sayıda iş insanı katıldı. Türkiye’nin küresel dönüşümdeki rolü ile geleceğin yatırım vizyonunun masaya yatırıldığı toplantıda Bakan Kacır, sanayi sahalarının genişletilmesi ve teknoloji hamlelerine dair yol haritasını paylaştı.
Zirvede yaptığı değerlendirmede Bakan Kacır, “Türkiye Yüzyılı’nı üretimin yüzyılı haline getirme yolculuğunda hedefimiz, 2030 yılına geldiğimizde planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 2025 yılındaki 164 bin hektar düzeyinden 350 bin hektara yükseltmektir. Türkiye’nin yolu açık, geleceği parlaktır. Türkiye’nin önceliği yatırımdır, üretimdir” dedi.
Girişimcilik Ekosisteminde 100 Milyar Dolarlık Değerleme Hedefi
Teknoloji odaklı yatırımların ulaştığı boyutu rakamlarla ortaya koyan Bakan Kacır, şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizde teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar, 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar, 2016-2020 döneminde ise 516 milyon dolardı. Geçtiğimiz beş yılda bu tutarın 5,7 milyar doları aşması, girişimcilik ekosistemimizin ulaştığı ölçeği ve yakaladığı güçlü ivmeyi açıkça ortaya koyuyor. 2019’a kadar henüz Unicorn’u olmayan bir ülke iken kurduğumuz ekosistem ve altyapı sayesinde bugün 8 Unicorn’umuz, bizim deyimimizle 8 Turcorn’umuz var. Hedefimiz 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğması ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar doları aşmasıdır. Ülkemizin sahip olduğu büyük potansiyeli dikkate aldığımızda, bunlar bizim için erişilebilir hedeflerdir. Türkiye’yi küresel yeteneklerin ve yenilikçi fikirlerin buluşma noktası haline getirmek üzere ‘Türkiye TechVisa’ programını başlattık. Teknoloji alanında kritik uzmanlığa sahip yeteneklerin çalışma izinlerini yalnızca iki hafta içinde almalarını mümkün hale getiren programla, 5 bin 500’e yakın teknoloji profesyonelini ülkemize çekmeyi başardık. Atatürk Havalimanı terminal binalarını, “Terminal İstanbul” projesiyle dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getirmek üzere harekete geçtik. İlk aşamasını girişimcilerimizin kullanımına sunduğumuz Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de açacağız.”
Terminal İstanbul Ve Girişim Sermayesine 300 Milyon Dolarlık Kaynak
Uluslararası iş birlikleri ile yeni finansman modellerine değinen Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Terminal İstanbul, şimdiden uluslararası ilginin odağı haline geldi. Bugüne kadar 14 farklı ülkeden onlarca uluslararası paydaşımız, Terminal İstanbul ekosistemine dahil oldular. Elbette doğru zamanda erişilen finansman, bir teknoloji girişimi için adeta can suyu niteliğindedir. Bu bilinçle, halihazırda ekosisteme yönlendirdiğimiz kamu kaynaklarının ölçeğini büyütmek ve bu kaynakları daha hedef odaklı bir yapıya kavuşturmak amacıyla, Bakanlık olarak 300 milyon dolarlık kaynağı girişim sermayesine aktarma yolunda önemli bir adım attık. Bu kaynak, oluşturacağı kaldıraç etkisi ile birlikte 750 milyon dolardan fazla bir likiditeyi girişim sermayesi ekosistemine kazandıracak. Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke kılma hedefiyle atacağımız yeni ve tarihi nitelikte adımları geçtiğimiz Nisan ayında kamuoyuyla paylaştı. ‘Dijital Şirket’ uygulamamızla, teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin tümüyle dijital platform üzerinden yönetilmesini sağlayacak ve şirketleşme süreçlerini çok daha kolay hale getireceğiz.”
Küresel Yatırımcıya Sunulan Vergi İndirimi Ve Ticari Avantajlar
Türkiye’nin sağladığı pazar erişimi ve uygulanan yeni teşvik paketlerini vurgulayan Bakan Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Nisan ayında ilan edilen yatırım programı kapsamında transit ticaret faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yüzde 100’e kadar vergi indirimi, imalat sanayiinden elde edilen kazançlarda Kurumlar Vergisi’nin yüzde 25’den yüzde 12,5’e düşürülmesi, ülkeye yeni yerleşen yatırımcılara 20 yıl boyunca yurt dışı gelir vergisi muafiyeti gibi adımlarla Türkiye’nin küresel yatırımlar için daha cazip bir adres olmasına yönelik pek çok adım attık. Türkiye bu adımlarla, yatırımlar, girişimler ve yetenekler için gelecekte çok daha güçlü bir merkez haline geliyor. Türkiye coğrafi konumuyla, istikrarlı büyüyen ekonomisiyle, lojistik avantajlarıyla, nitelikli insan kaynağıyla eşsiz bir merkezdir. 86 milyonu aşan nüfusumuzla büyük, genç ve dinamik bir iç pazara sahibiz. Ülkemize yatırım yapan girişimciler, Gümrük Birliği ve geniş serbest ticaret anlaşmaları ağımız sayesinde, 50’den fazla ülkede bir milyarı aşkın tüketiciye erişim imkanına sahip.”
Stratejik Rekabet Üstünlüğü Ve Sürdürülebilir Enerji Gücü
Bölgesel avantajlar ile uluslararası hukuk güvencelerine işaret eden Bakan Kacır, şu bilgileri paylaştı:
“Ulaştırmanın tüm modlarındaki yatırımlarımızla, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’nın kesişimindeki konumumuzu eşsiz bir rekabet avantajına dönüştürdük. Kuşkusuz insan kaynağımız en büyük hazinemiz. Pek çok Avrupa ülkesinden 10-15 yaş daha genciz. Avrupa’daki en rekabetçi elektrik maliyetlerinden birini üreticilerimize sunuyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bir yandan enerji arz güvenliğimizi tahkim ederken, diğer yandan yatırımcılara sürdürülebilir ve yeşil üretim fırsatı sağlıyoruz. 115 ülke ile imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmaları ile yatırımcılarımıza uluslararası standartlarda güçlü bir hukuki koruma ve öngörülebilir bir yatırım zemini sunuyoruz. Türkiye’nin güçlü değer teklifiyle ülkemizde yatırım yapan 88 bini aşkın uluslararası firma ülkemizde kazanıyor, ülkemize kazandırıyor. Önümüzdeki dönemde büyük ölçekte nitelikli yatırımları ülkemize çekecek sağlam bir yol haritasına sahibiz. Sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişine ivme kazandıracağız. İnsan kaynağımızı geleceğin dünyasına hazırlamaya hızla devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı’nı üretimin yüzyılı haline getirme yolculuğunda hedefimiz, 2030 yılına geldiğimizde planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 2025 yılındaki 164 bin hektar düzeyinden 350 bin hektara yükseltmektir.”
Otuz Yıllık Master Plan Ve Koridor Odaklı Sanayi Hamlesi
Sanayi tesislerinin Anadolu geneline dengeli dağıtılması amacıyla hazırlanan planlamaya değinen Kacır, şunları kaydetti:
“Bir diğer önceliğimiz, sanayi tesislerimizin yoğunluğunu Marmara’dan Anadolu’nun dört bir yanına dengeli biçimde yayarak bölgesel sıkışmayı ortadan kaldırmak ve üretim gücümüzü ülke sathına yayılan sağlam bir yapıya kavuşturmaktır. Bu vizyonla sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık. Master Planın ilk faz çalışmaları kapsamında, Samsun-Mersin hattında 15 ilde 59 bin hektar büyüklüğünde 19 yeni yatırım alanı belirledik. Sonraki aşamalarda Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak Sanayi gelişim koridorlarındaki yatırım alanlarını ilan edeceğiz. Bu planlamada Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru ile bağlantısallığı önceliklendiriyoruz. Bakınız, sadece yatırım teşviklerimizle 26 trilyon liralık 126 bin yatırımın ve 4 milyon nitelikli istihdamın önünü açtık. Proje bazlı devlet teşvikleriyle savunma sanayii, sağlık endüstrisi, petrokimya, güneş hücresi gibi katma değerli alanlarda 51,7 milyar dolarlık yatırım tutarına sahip 83 projeyi destekledik. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla yatırımın, istihdamın, üretimin ve ihracatın önünü açmayı sürdüreceğiz. Türkiye’nin yolu açık, geleceği parlaktır. Türkiye’nin önceliği yatırımdır, üretimdir.”
Milli Teknoloji Hamlesi İle İnovasyon Odaklı Büyüme
Gelecek vizyonunun temeline yerli teknoloji üretimini koyduklarını belirten Bakan Kacır, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bizi geleceğe taşıyacak olan Milli Teknoloji Hamlesidir. Küresel konumumuzu güçlendirecek olan lojistik altyapımızdır. Etki gücümüzü artıracak olan uluslararası yatırımlardan ve ticaretten alacağımız daha fazla paydır. Rakiplerimizin önüne geçmemizi sağlayacak olan çalışkan, nitelikli, yetkin insan kıymetidir. Hızlanmamızı temin edecek olan dijital dönüşümdür, yapay zekadır. Yükselmemiz için gerekli olan daha fazla Ar-Ge ve inovasyondur. Vazifemiz, bu başlıklara yönelik gayretlerimizi artırmak, ülkemizin imkan ve kabiliyetlerini bu amaçlara yönlendirmek için azimle çalışmaya devam etmektir.”
Programın bitiminde Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ayla Tanıl, Bakan Kacır’a yaklaşık 120 yıldır kesintisiz çalışan ve harici güç kaynağına ihtiyaç duymayan antika niteliğinde özel bir saat takdim etti.
