Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tendürek Dağı’nın Kraterindeki Volkanik Hareketlilik Görüntülendi

Türkiye’nin en genç volkanik sahaları arasında yer alan ve son

Türkiye’nin en genç volkanik sahaları arasında yer alan ve son patlamasını 1855 yılında yaşayan Tendürek Dağı’nın krater tabanına inen araştırmacılar, süregelen gaz ve buhar sızıntılarını kayıt altına aldı. Arkeolog Onur Benli ile dağcı Zayim Cemal Altay tarafından gerçekleştirilen tırmanışta, bazı çıkış noktalarındaki sıcaklık 84 derece olarak tespit edildi.

Van’ın Çaldıran ile Ağrı’nın Doğubayazıt ilçeleri sınırında konumlanan kalkan tipli volkan, çift zirveli yapısıyla öne çıkıyor. Büyük zirvesi 3 bin 533 metreye ulaşan yapının 1100 metre çapındaki kraterinde yaklaşık 300 metrelik derinlik bulunuyor. Bölgeye inen ekip, literatürde varlığı bilinmesine karşın görsel verisi kısıtlı olan fümerol faaliyetlerini doğrudan sahada inceledi.

“Adeta Bir Cehennem Çukuru Gibiydi”

Alandaki gözlemlerini aktaran Onur Benli, “Ülkemizin en aktif yanardağı olarak bilinen Tendürek Dağı’nın kraterine indik. Hayatımda gördüğüm en dehşet verici manzaralardan bir tanesiydi. Burada çok önemli gözlemler yapmayı başardık. Daha önce varlığı bilinen ancak herhangi bir görüntüsü bulunmayan Tendürek kraterinin fümerol, yani gaz ve buhar çıkışlarını yakından gözlemledik ve kayıt altına almayı başardık” dedi.

Saha koşullarının etkileyici ve sarsıcı olduğunu ifade eden Benli, “Adeta bir cehennem çukuru gibiydi. Gazlar çıkıyor, kaynar çamurlar ve kükürtlü gazlar dehşet verici bir manzara oluşturuyordu. Buhar çıkışlarının olduğu bölge sanki bir ejderhanın ağzı gibiydi. Kayaların arasından kükürtlü gazların sızdığını görmek ve o kokuyu almak çok etkileyiciydi” sözlerini kaydetti.

Ölçümlerde 84 Derece Sıcaklık Tespit Edildi

Gaz bacalarındaki teknik verilere değinen Benli, “Gaz çıkışlarının olduğu bacalarda sıcaklığı 84 derece olarak ölçtüm. Krater tabanında yer yer sıcaklık kaynaklarının bulunduğunu da gözlemledik” bilgisini paylaştı.

Jeolojik Mirasın Turizm Potansiyeli

Bölgenin tanıtım ihtiyacına dikkat çeken Benli, “Ülkemizde böyle bir yerin bulunduğu daha önce çok fazla bilinmiyordu. Ancak bölge yavaş yavaş turizme kazandırılmaya başlanıyor. Biz de bu az bilinen yeri görme ve gözlemlerimizi kayıt altına alma imkanı bulduk. Amacımız, daha önce çok fazla görülmeyen bu eşsiz coğrafyayı insanlara göstermek” şeklinde konuştu.