Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Antalya’dan dünyaya çiçek sevkiyatı: 100 milyon dal hedefi

Antalya’da Anneler Günü öncesinde süs bitkileri ve kesme çiçek sektöründe

Antalya’da Anneler Günü öncesinde süs bitkileri ve kesme çiçek sektöründe büyük bir hareketlilik yaşanıyor. 16 farklı ülkeye yönelik ihracat çalışmaları hız kazanırken, bu dönemde toplam 100 milyon dal çiçeğin sevkiyatı hedefleniyor.

Türkiye’nin çiçek üretim merkezi olan Antalya’da, Anneler Günü dolayısıyla başlayan ihracat maratonunda en çok tercih edilen ürün her yıl olduğu gibi yine kırmızı karanfil oldu. Başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere Avrupa ülkelerine TIR ve uçaklarla sevkiyatlar devam ederken, iç pazardaki talep de artışa geçti. Karanfil üretiminde dünya lideri konumunda olan Türkiye; lilyum, gerbera ve statice gibi yaklaşık 20 farklı çiçek türünü dünya pazarına sunuyor.

“Dünya karanfil üretiminin yüzde 85’i Türkiye’den”

Üreticilerin Avrupa’ya yönelik sevkiyatlarının yoğunlaştığını belirten süs bitkileri ve kesme çiçek ihracatçısı Osman Bağdatlıoğlu, “Sevkiyatlarımız bu günlerde TIR’larla ve uçaklarla başlıyor. Birkaç gün içinde tamamen iç pazara yöneliyoruz. Sezonun sonuna yaklaşırken Türkiye’deki tüm anneleri sevindirmek için çiçek üretimlerimizi sürdürüyoruz. Ardından Antalya’daki dönemimiz sona eriyor ve Isparta’ya geçiyoruz. Annelerimiz için çok fazla çeşit bulunuyor. Bu durum bizim için oldukça önemli. Çünkü ürünlerimizin yaklaşık yüzde 95’i katma değerli. Türkiye’nin havası, suyu ve emeğiyle üretilmiş çiçekleri annelerimize sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Karanfilin en önemli ihraç kalemi olduğuna dikkat çeken Bağdatlıoğlu, “Türkiye, dünyada karanfil üretiminde öne çıkıyor ve uzun yıllardır lider konumda. Dünya karanfil üretiminin yaklaşık yüzde 85’i Türkiye’de, özellikle Antalya’da yapılıyor. Bu nedenle karanfil en önemli ihracat kalemimiz. Bunun yanında son yıllarda lilyum, statice ve gerbera gibi farklı çiçek türleri de ön plana çıkmaya başladı. Seralarda çok sayıda çeşit bulunuyor ve üretim giderek otomatikleşiyor. Yaklaşık 20 farklı çiçek türü ihraç ediliyor” ifadelerini kullandı.

Hedef 100 milyon dal

İhracat pazarları ve hedefler hakkında bilgi veren Bağdatlıoğlu, “Geçen yıla kıyasla üretim alanlarında büyük değişiklik yok. Geçen yıl ihracatta artış yaşanmıştı. Anneler Günü döneminde yaklaşık 16 ülkeye ihracat yapılıyor. En büyük pazarlarımız ise İngiltere ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa ülkeleri. Rakam olarak bakıldığında, Anneler Günü döneminde yaklaşık 100 milyon dal çiçek ihracatı hedefleniyor. Bu çiçekler önce dünya annelerine ulaştırılacak, ardından iç pazarda da annelerimize sunulacak” diye konuştu.

Maliyetlerin yüksekliğine rağmen yerli üretimi korumaya çalıştıklarını vurgulayan Bağdatlıoğlu, “Maliyetlerin yüksek olması nedeniyle ithal ürün girişi oldukça fazla. Bu durum üreticileri zorlayabiliyor. Biz ise buna rağmen Antalya’da tamamen yerli olarak ürettiğimiz ürünleri organize edip ihraç ediyoruz; TIR’larla ve uçaklarla dünyanın farklı noktalarına gönderiyoruz. İthal ürünlerin gelmesi bir açıdan olumlu olsa da yerli üreticiyi zor durumda bırakabiliyor. Tüm bu zorluklara rağmen annelerimiz bizim için kutsaldır. Sezonun son döneminde, en güzel ürünlerle Anneler Günü’nü kapatmak ve onları mutlu etmek bize onur veriyor” dedi.

Bağdatlıoğlu, Türkiye’nin iklim avantajına değinerek şunları kaydetti: “Kenya, Ekvador ve Kolombiya gibi ülkelerle yeniden güçlü bir rekabet yakalayabiliriz. Oysa bu ülkeler bu sektöre bizden daha sonra başlamıştı. Türkiye’nin iklimi ve üretim potansiyeli oldukça güçlü. Katma değerli ürünlerimizle hem dünyayı hem de ülkemizi mutlu etmeyi hedefliyoruz. İç ve dış pazara baktığımızda ise dünyadaki krizler ve özellikle Kenya’daki üretim sorunları nedeniyle Türkiye’ye olan talep artmış durumda. Ancak döviz kuru ve artan işçilik maliyetleri nedeniyle üretici zorlanıyor. Maliyetlerin karşılanamaması, üretimde makineleşme ihtiyacını artırıyor. Yeterli mekanizasyon sağlanabilirse uluslararası rekabet gücümüz de artacaktır.”