Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uzmanından Mevsim Geçişi Uyarısı: Ani Sıcaklık Değişimi Hastalıklara Davetiye Çıkarıyor

Antalya Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

Antalya Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Süleyman İbze, mevsim geçişlerinde yaşanan ani hava değişimlerinin ve artan polen yoğunluğunun üst solunum yolu hastalıklarını tetiklediğini belirtti. Sıcaklık dalgalanmaları nedeniyle acil servislere başvurularda artış yaşandığını ifade eden İbze, vatandaşların ne giyecekleri konusunda kararsız kalmasının fiziksel adaptasyonu zorlaştırdığını vurguladı.

Hava Sıcaklığındaki Ani Değişimlere Dikkat

Hava değişiminin hastalıklara zemin hazırladığını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Süleyman İbze, “Mevsim geçişleri, adaptasyon sürecimizi etkileyen dönemlerdir. Şu anda da sabah güneş açıyor, sonra hava değişiyor. Sabah soğuk, öğlen daha sıcak oluyor. Bu durum hem vücudumuzun fizyolojik adaptasyonunu hem de günlük davranışlarımızı etkiliyor. Ayrıca bu dönem doğanın adeta uyandığı bir zaman. Bu süreçte polenler havada yoğun şekilde dolaşıyor. Hava bir esiyor, bir duruyor. Tüm bunlar bazı hastalıklara zemin hazırlıyor. Özellikle hava sıcaklığındaki ani değişimler, üst solunum yolu hastalıklarını artırıyor. Bu nedenle acil servislere başvurularda artış görüyoruz. İnsanlar ne giyeceklerine karar veremiyor. Bazen üşüyor, bazen terliyor ve bu da hastalanmalarına neden oluyor” dedi.

Maske Kullanımı Önemli Bir Önlem

Alerjik reaksiyonların enfeksiyonlarla karıştırılabildiğine dikkat çeken İbze, koruyucu önlemler hakkında şu bilgileri verdi: “En sık karşılaştığımız durumlar enfeksiyonlar oluyor. Bunun yanında polen ve diğer alerjenlerin artmasıyla birlikte alerjik reaksiyonlar da sık görülüyor. İnsanlar hem daha fazla dışarıda vakit geçiriyor hem de havadaki alerjen miktarı arttığı için daha çok etkileniyorlar. Burun akıntısı, gözlerde sulanma, hapşırık gibi belirtiler sıkça görülüyor. Bu durumlar bazen enfeksiyonla karıştırılabiliyor. Özellikle alerjiye yatkın bireylerde bu şikayetler daha sık ortaya çıkıyor. Tedavide genellikle antialerjik ilaçlar kullanılır. Bunun yanı sıra alerjenle temasın azaltılması çok önemlidir. Dışarı çıkarken maske kullanımı gibi önlemler faydalı olabilir.”

Alerjen Teması En Aza İndirilmeli

Nefes darlığı gibi ciddi şikayetleri olan hastaların zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına gitmesi gerektiğini ifade eden Dr. İbze, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Daha ciddi durumlarda ise astım gibi solunum yolu hastalıkları olan kişilerde nefes darlığı gelişebilir ve bu durum acil başvuruların önemli bir kısmını oluşturur. Bu kişilerin alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durmaları gerekir. Ayrıca bu dönemde sebepsiz öksürükler de sık görülür. Bunlar genellikle alerjik kökenlidir. Bu süreçte yapılması gereken en önemli şey, alerjen temasını azaltmaktır. Maske kullanımı ve ani sıcaklık değişimlerinden korunmak, mukozal bariyerin adaptasyonu açısından önemlidir. Şikayetler olduğunda öncelikle birinci basamak sağlık kuruluşlarına, yani aile sağlığı merkezlerine başvurulmalıdır. Acil servisler ise gerçekten acil durumlar için tercih edilmelidir.”

Ev Akarları Ve Hijyen Riskine Karşı Önlem

Mevsimsel alerjide belirli bir risk grubu olmamasına rağmen kronik hastalığı olanların daha hassas olduğunu hatırlatan İbze, “Ancak daha önce alerjik reaksiyon yaşamış bireyler artık risk grubundadır ve daha dikkatli olmalıdır. Özellikle astım gibi akciğer hastalığı olan kişiler bu dönemde daha hassastır. Genetik olarak doğrudan bir geçiş olmasa da ailede benzer öykülerin olması riski artırabilir. Bu nedenle bu bireylerin daha dikkatli olması gerekir. Bu dönemde insanlar doğaya daha çok çıkıyor. Ancak yeni bitkiler, ağaçlar, böcekler veya hayvanlarla temas da alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu konuda da dikkatli olunmalıdır. Ev ortamı da bu açıdan önemlidir. Ev akarları en sık görülen alerjenlerdendir. Bu nedenle ev temizliğine dikkat edilmeli, düzenli havalandırma yapılmalıdır. Bu önlemler alerjik reaksiyonların oluşmasını veya tekrarını azaltacaktır” ifadelerini kullandı.