Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Şeyma Betül Kayhan, Dünya Sıtma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de yerli bulaş sona ermiş olsa da iklim koşulları ve yurtdışı seyahatleri nedeniyle sıtma riskinin devam ettiğini belirtti. Dr. Kayhan, özellikle endemik bölgelere gidecek olan vatandaşlar için koruyucu önlemlerin hayati önem taşıdığını vurguladı.
“Türkiye’de Her Yıl Yaklaşık 250 Vaka Bildiriliyor”
Sıtmanın dişi anofel sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan bir parazit enfeksiyonu olduğunu ifade eden Dr. Kayhan, Türkiye’nin subtropikal kuşakta yer alması ve yoğun nüfus hareketleri sebebiyle riskin sürdüğüne dikkat çekti. Uzman Dr. Kayhan, şu bilgileri paylaştı:
“Sıtma dişi anofel sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan ve plasmodium cinsi parazitlerin neden olduğu bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre vaka sayılarında azalma görülse de hastalığın etkisi sürmektedir. Türkiye’de her yıl 200-250 civarında yurtdışı kaynaklı vaka bildirilmektedir. Vakaların çoğu Sudan, Nijerya ve Uganda gibi Afrika ülkelerinden gelmektedir. Hastalığın belirtilerinde ise, sivrisinek temasından en erken bir hafta sonra ortaya çıkmaktadır. Ateş, üşüme, titreme, terleme, baş ağrısı ve kas-eklem ağrıları gibi belirtiler görülebilir. Erken tanı ve tedaviyle genellikle tam iyileşme sağlanmaktadır. Özellikle en ağır seyreden sıtma türü enfeksiyonlarında koma, böbrek yetmezliği ve akciğer ödemi gibi ağır tablolar gelişebilir.”
Koruyucu Önlemler ve Seyahat Sonrası Takip Hayati Önemde
Türkiye’de sıtma tanısının sağlık kuruluşlarında kan yayması yöntemiyle konulabildiğini ve tedavi ilaçlarının İl Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla temin edildiğini belirten Dr. Kayhan, korunma yöntemleri hakkında şunları söyledi:
“Doğrulama testleri İl Halk Sağlığı Laboratuvarları tarafından yapılır. Tedavide kullanılan ilaçlar ise, İl Sağlık Müdürlükleri tarafından temin edilmektedir. Endemik bölgelere seyahat edecek kişiler için sıtma önemli bir risk oluşturmaktadır. Etkili bir aşı bulunmamıştır. Korunmada en önemli yöntem koruyucu ilaçlar ve kişisel önlemlerdir. Seyahatten en az 15 gün önce profilaksiye başlanması gerekmektedir. Uzun kollu kıyafetler giyilmesi ve sinek kovucular kullanılması gerekir. Seyahat sonrası ateş ve benzeri şikayetleri olan kişiler sağlık kuruluşuna başvurarak seyahat geçmişlerini ve kullandıkları ilaçları hekimleriyle paylaşmaları hayati önem taşımaktadır.”
