Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Adana’da 16 Yıllık Sır: Jale ve Hakan Cinayetinde ‘Faili Meçhul’ Umudu

Adana’da 2010 yılında elleri plastik kelepçeyle arkadan bağlanmış halde sulama

Adana’da 2010 yılında elleri plastik kelepçeyle arkadan bağlanmış halde sulama kanalında cesetleri bulunan otobüs hostesi Jale Sürer (21) ve sevgilisi Hakan Uçar (23) cinayetinde, 16 yıldır tek bir iz bulunamadı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın dosyaları yeniden mercek altına alacağı haberi, acılı Sürer ailesini yıllar sonra yeniden umutlandırdı.

Olay, 2 Haziran 2010 tarihinde gerçekleşti. Bir şehirler arası otobüs firmasında hostes olarak çalışan Jale Sürer, Ankara-Adana seferinden döndükten sonra otogarda sevgilisi Hakan Uçar ile buluştu. Birlikte yemek yedikten sonra Seyhan ilçesi Sarıhamzalı Mahallesi’ne giden çiftten bir daha haber alınamadı. Ailelerin kayıp başvurusu üzerine başlatılan aramalarda, önce Uçar’ın otomobili sulama kanalında bulundu. Ardından yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta Jale Sürer’in, bir gün sonra ise başından vurulmuş halde Hakan Uçar’ın cansız bedenlerine ulaşıldı. Her iki gencin de ellerinin arkadan plastik kelepçeyle bağlanmış olması, olayın vahşetini gözler önüne serdi.

“Devletimden Kızımın Katilinin Bulunmasını İstiyorum”

Kızıyla arkadaş gibi olduklarını belirten anne Hatice Sürer (53), 16 yıldır dinmeyen acısını şu sözlerle dile getirdi:

“Biz onunla bir anne-kız değil, arkadaş gibiydik. Çok iyi bir insandı. Kimsenin kalbini kırmazdı. Çocukla çocuk olur, büyüğüyle büyük gibi konuşurdu. Benim düşmanım yoktu. Hakan’ın arabasına binmesine kurban oldu benim kızım. Devletimden, kızımın katilinin bulunması için yardım istiyorum. Çünkü huzurlu değilim. Bir an önce kızımın katilini istiyorum.”

Katiller 16 Yıldır Aramızda

Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin olay yerindeki kan izleri ve araç üzerindeki teknik incelemelerine rağmen, saldırganların kimliği bugüne kadar belirlenemedi. Baba Kazım Sürer (57), kızının cinayetten sadece 10 gün önce işe başladığını ve hayallerinin yarım kaldığını ifade ederek o günü anlattı:

“O gün Bursa’ya seferi vardı. O sefer iptal olunca Ankara’ya gidip, dönmüş. Biz bir gün sonra döneceğini biliyorduk. Otogara geldikten sonra Hakan ile buluşmuş. Hakan da otogarın çıkışındaki akaryakıt istasyonunda otomobilini yıkamış, görüntülerde görünüyor. Oradan çıktıktan sonra yemek yemişler. Sonra da evimize yakın bir noktada gelmişler. Sabah saat 10.00 sıralarında kızımızın cesedinin bulunduğunu öğrendik. Annesi de olay yerine gitti. Kızımızın otopsisinde hiçbir tecavüz bulgusuna rastlanmadı. Elleri arkadan bağlanıp, suya atılmış şekilde bulundu.”

Faili Meçhul Dosyalar Yeniden Açılıyor

Başta Hakan Uçar’dan şüphelendiklerini ancak onun da elleri bağlı ve vurulmuş halde bulunmasıyla dehşete düştüklerini belirten Kazım Sürer, katillerin bulunması için katıldıkları bir televizyon programında Hakan’ın ailesinden tepki gördüklerini iddia etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, toplum vicdanını yaralayan faili meçhul dosyaların yeniden inceleneceğini duyurması, Sürer ailesi için yeni bir ışık oldu. Baba Sürer, “Kızımın hayalleri vardı, yarım kaldı. Önünde uzun bir ömür vardı. Hakan ile evliliğe adım atacaklardı. İnşallah bizim kızımızın dosyası da açılır diye düşünüyorduk. Bir an önce olay neyse, suçlu kimse bulunsun istiyoruz” diyerek yetkililere seslendi.