Karaman’daki Topraktepe (Eirenepolis) Antik Kenti’nde bulunan ve Erken Hristiyanlık dönemine ait olduğu belirlenen 1300 yıllık 5 adet kömürleşmiş somun ekmeği, Ankara’da yürütülen 2 yıllık hassas bir çalışmayla koruma altına alındı. Eşsiz figürlere sahip olan ve Anadolu’nun en iyi korunmuş örnekleri olarak gösterilen ekmekler, yakında ziyaretçilerle buluşacak.
“Çiftçi İsa” Tasviriyle Dünyada Bir İlk
M.S. 7 ve 8’inci yüzyıllara tarihlenen ekmeklerden biri, üzerindeki sıra dışı tasvirle dikkat çekiyor. Somun üzerinde Yunanca “Kutsal İsa’ya şükranla” yazısı ile “Ekici” veya “Çiftçi İsa” olarak bilinen, alışılmadık bir Hz. İsa figürü yer alıyor. Diğer 4 ekmekte ise Malta haçı biçiminde baskı bezemeler bulunuyor. Uzmanlar, bu süslü arpa somunlarının (komünyon) dini ritüellerde kullanıldığını ve yüksek ısıya maruz kalarak karbonlaşması sayesinde günümüze kadar bozulmadan ulaştığını belirtti.
“Figürlü Ekmeklere İlk Defa Rastlanıyor”
Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürü Kimyager Mustafa Cengiz Özduygulu, ekmeklerin analizlerinin Atom Enerjisi Kurumu’nda yapıldığını ifade ederek şunları söyledi:
“Bu ekmekler tılsım amaçlı kullanılmış olabilir. Buğday ekmeği, buğday silosunun içinde atılı bir vaziyetteydi. Çavdar ekmeği de çavdar silosunun içinde atılı bir vaziyetteydi. Burada düşüncemiz şu; ekmeğin bereketi arttırması veyahut da nazar değmemesi, herhangi bir şekilde zarar görmemesi, doğal sebeplerden zarar görmemesi düşünülerek konulduğunu düşünüyoruz biz de. Bulunan ekmekler mayasız ekmekler olup, bir kalıba basılarak elde edilmişler. Bu nedenle de bugüne kadar bu şekilde figürlü ekmeklere ilk defa rastlanılıyor. Daha önce başka bir örneğini hiçbir yayında göremedik. O yüzden de şuna inanıyoruz; daha önce ekmeklerin amor şekillerde olması bir koruma ihtiyacı olmadığını gösteriyor. Fakat bu ekmeklerin figürlere sahip olması da eserlerin korunması için böyle bir çalışma ihtiyacını doğurdu. Dolayısıyla 2 yıllık bir Ar-Ge çalışmasından sonra ekmeklerin sağlamlaştırılmasını, ziyaretçiye sunulabilmesini sağladık.”
2 Yıllık Titiz Restorasyon Süreci
Restoratör Konservatör İlknur Elyıldırım, buluntuların ilk etapta fırın sanılan ancak daha sonra tahıl ambarı olduğu anlaşılan bir alanda ortaya çıktığını belirterek süreci şu sözlerle aktardı:
“Yapılan çalışma sırasında ilk başta ne olduğunu anlayamadıkları parçalar gelmeye başlıyor. Kazı ekibi bilinçli bir şekilde bunları hemen toprağıyla birlikte nemli bir şekilde kaldırıp bize ulaştırdılar. Yapılan analizler sonucunda bunun ekmek olduğu anlaşıldı. Ve o analizler doğrultusunda ekmekle ilgili Türkiye’de herhangi bir çalışma yapılmamıştı. Biz yurt dışında da böyle çalışmalar olmadığını yaptığımız araştırmalarda gördük. Ekmeği kendi neminde korumaya devam ettik. Ara ara kontrollerini yaptık. Ve kendimiz malzemeler üzerinde testler yaptık. Çok uzun süren bir çalışma oldu, yaklaşık 2 yıl. O 2 yılın sonunda elde ettiğimiz sonuçlarla ekmeği hangi malzeme ile ve nasıl müdahale edeceğimizi tespit ettik ve konservasyonunu ve restorasyonunu gerçekleştirdik. İlk önce konservasyonunu yaptık, ondan sonra restorasyonunu gerçekleştirdik. Şimdilik elimizde olan parçalar bunlar, devamı gelmeye devam ediyor. Ama şu açıdan rahatız artık hangi yöntemle müdahale etmemiz gerektiğini biliyoruz.”
