Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, ata sporu yağlı güreşin geleceği, yeni organizasyonlar ve doping denetimleri hakkında stratejik açıklamalarda bulundu. İlk kez düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın tarihinin büyük ölçüde netleştiğini duyuran Türkiş, organizasyonun eylül ayı sonunda yapılmasının planlandığını belirtti.
“Cumhurbaşkanımızı Finalde Yanımızda Görmek İstiyoruz”
Cumhurbaşkanlığı Kupası için hazırlıkların sürdüğünü ifade eden İbrahim Türkiş, takvime ilişkin şu detayları paylaştı:
“Daha önce yaptığımız duyuruda organizasyonun nisan mı, eylül mü olacağı konusunda bir değerlendirme süreci olduğunu ifade etmiştik. Elmalı’da ligin finali yapıldıktan sonra yaklaşık 15 günlük bir sürede, eylül ayının sonuna doğru Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Tarih aşağı yukarı netleşti, ancak organizasyonun nerede yapılacağı henüz belli değil. Bu noktada Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın programını da dikkate almak istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda Sayın Cumhurbaşkanımızı özellikle final bölümünde yanımızda görmek arzusundayız. İstanbul ya da Antalya’da düzenlemeyi planlıyoruz.”
Yağlı Güreş Ligine Yeni Etaplar Geliyor
Belediyelerin lige olan yoğun ilgisine değinen Türkiş, takvim uygunluğu nedeniyle seçici davrandıklarını söyledi. Ege Bölgesi’nin ligde temsil edilmemesini önemli bir eksiklik olarak nitelendiren Türkiş, “Ege, yağlı güreş açısından çok güçlü bir bölge. Adaylarımız var. Büyük ihtimalle bu eksikliği gidereceğiz. İç Anadolu’dan da talepler var ancak mevcut etaplarla tarih uyumu henüz sağlanabilmiş değil” dedi.
Genç Nesil ve Kırkpınar Vizyonu
Kırkpınar ve Türkiye Yağlı Güreş Ligi’ni bir reklam ve pazarlama platformu olarak gördüklerini belirten Türkiş, gençlerin ilgisini artırmak için popüler kültürle bağ kurmaya çalıştıklarını ifade etti. Türkiş, “Antalya’da gençlerin yağlı güreşe yönelimi ciddi şekilde arttı” diyerek genç neslin spora kazandırılmasının öncelikleri olduğunu vurguladı.
Kırkpınar Ağası Tartışmalarına Açıklık Getirdi
-
Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü’nün izleyici profiline yönelik açıklamalarının yanlış anlaşıldığını belirten Türkiş, şu ifadeleri kullandı:
“Son dönemde Kırkpınar ağamızla ilgili yapılan bazı eleştiriler var. Röportajın tamamı izlenmeden yapılan yorumlar yanlış bir algı oluşturdu. Ağamızın eski güreş izleyicilerini istemediği gibi bir düşünce kesinlikle söz konusu değildir. Aksine, Kırkpınar seyircisinin daha rahat koşullarda güreş izlemesi için büyük bir çaba vardır. Geçen yıl güreş sahasında seyircilerin daha iyi şartlarda izleme yapabilmesi için ciddi çalışmalar yürütüldü. Bu çalışmaları çok büyük ölçüde ağamız Ufuk Özünlü yaptı. Seyirciyi bu kadar önemseyen ve ciddi emekler veren bir kişinin onları istememesi gibi bir şey olabilir mi, asla böyle bir durum yok. Ortada tamamen bir yanlış anlaşılma var, bu nedenle ata sporumuz yağlı güreş severleri üzecek tartışmaları uzatmanın hiçbir faydasının olmadığını düşünüyorum. Yıllardır seyirci olarak takip eden insanlarımız bizim baş tacımızdır. Ancak Kırkpınar’ın, gerçekten güreşle ilgisi olan, ligleri takip eden, emeği olan insanlarla daha nitelikli bir organizasyon haline gelmesini istiyoruz. Bunu sağladığımızda Kırkpınar ve Lig çok daha farklı noktaya taşınmış olacak.”
Dopinge Karşı Sıfır Tolerans
Federasyonun uluslararası bir yapıya kavuştuğunu ve dünya standartlarında denetim yapıldığını hatırlatan Türkiş, doping konusunda taviz verilmeyeceğini yineledi:
“Doping konusunda ise tavrımız nettir. Geleneksel bir federasyon olmamıza rağmen artık uluslararası bir yapıya sahibiz. Dünya Etnospor Birliği ve Dünya Güreş Birliği üyeliklerimiz var. Uluslararası standartlara uymak zorundayız. Sporcularımızın sağlığını korumak ve hak edenin kazanmasını sağlamak için dopingle mücadelede çok kararlıyız. Geçen günlerde ilk kez başpehlivanlarımızın tamamını doping havuz sistemine aldık. Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu’nun havuzunda yer alan sporcuların yaklaşık yüzde 50’si federasyonumuza bağlı sporculardan oluşuyor. Bu da konuya ne kadar ciddi yaklaştığımızın göstergesidir. Bu konuda geri adım atmamız söz konusu değildir. Dopinge karşı geçit yok.”
