Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Antalya’da Kaçak Orkide Sökümü Alarm Veriyor: GPS Takibiyle Yok Oldukları Belirlendi

Antalya’da salep ham maddesi elde etmek amacıyla doğadan kaçak şekilde

Antalya’da salep ham maddesi elde etmek amacıyla doğadan kaçak şekilde sökülen karasal orkideler, biyolojik çeşitliliği yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. Antalya Orkidelerini ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Derneği (ANTOK) tarafından GPS koordinatlarıyla yapılan izleme çalışmalarında, bazı orkide türlerinin sadece bir yıl içinde yaşam alanlarından tamamen temizlendiği saptandı.

“Bir Yıl Sonra Gittiğimizde Türleri Yerinde Bulamıyoruz”

ANTOK Projeler Sorumlusu Pınar Kınıklı, her yıl belirledikleri türlerin yayılış alanlarını GPS ile kayıt altına aldıklarını belirterek sahada karşılaştıkları acı tabloyu şu sözlerle anlattı: “GPS ile yaptığımız izlemelerde, özellikle koruma altında olmayan bölgelerde bir yıl sonra gittiğimizde türleri yerinde bulamıyoruz. Salep üretimi için yapılan bu kaçak sökümler, popülasyonun kendini yenilemesine izin vermiyor ve nesli ciddi şekilde tehlikeye atıyor.”

Milli Parklarda Artış, Akseki’de Kayıp Var

Korumalı alanlar ile korumasız bölgeler arasındaki farka dikkat çeken Kınıklı, Olimpos Beydağları Milli Parkı’nda tür sayısında artış gözlemlediklerini ifade etti. Ancak Akseki çevresi gibi koruma statüsü bulunmayan yerlerde bazı Toros orkidesi türlerinin artık görülemediğini vurgulayan Kınıklı, “Bu durum, Antalya gibi zengin bir flora için geri dönüşü zor kayıplar anlamına geliyor” dedi.

Kaçak Söküme Ağır Cezai Yaptırım

Kaçak söküm tespit edilen bölgelerin Doğa Koruma ve Milli Parklar müdürlüklerine bildirildiğini ve denetimlerin sıklaştırıldığını belirten Kınıklı, vatandaşları şu sözlerle uyardı: “Salep içilip biten bir içecek gibi algılanıyor ancak aslında doğadan bir türü yok ediyorsunuz. Özellikle nesli tehlike altındaki karasal orkidelerin doğadan sökülmesi ağır cezai yaptırımlara tabidir. Toplumun bu konuda bilinçlenmesi hayati önem taşıyor.”