Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İletişim Başkanı Duran’dan Sanal Kumar ve Dijital Bağımlılık Uyarısı: “Kontrol Bizde Olmalı”

İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik

İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik Paneli’nde konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijital dünyanın getirdiği risklere ve sanal kumar tehlikesine dikkat çekti. Duran, dijital dünyadan kopmanın mümkün olmadığını ancak bu sürecin yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kontrolün bizde olması gerekiyor. Dijital dünyanın içinde savrulmamak için kamusal bir sorumluluğun oluşturulması gerekiyor” dedi.

İletişim Başkanlığı’ndaki panele İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın yanı sıra Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.

‘Dijital Bağımlılığı Detoks Yaparak Aşamayız’

Dijital mecraların etik boyutuna değinen Duran, sosyal medyanın dezenformasyon, nefret söylemi ve çocukların gelişimi üzerindeki etkileri konusunda ortak bir paydada buluşulması gerektiğini belirtti. Duran, şu ifadeleri kullandı: “Sosyal medya mecralarında dezenformasyon yapılmaması, nefret söylemine katkıda bulunmaması, cinsiyetçi kodları beslememesi, sınıfsal adaletsizliği pekiştirmemesi, teşhirci olmaması, çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimine olumsuz etki etmemesi gibi ilkeler üzerinde uzlaşmak zorundayız. Bunun karşısında, kapitalist sistemin ortaya çıkardığı rekabetçi piyasa koşulları, tıklanma, etkileşim alma gibi kaygılar da söz konusu. Hem yetişkinlerin hem de gençlerimizin ekran başında dünyayla temasının azalmasını sağlamak amacıyla görünmez algoritmalar etkinleştiriliyor. Dijitalleşmenin getirdiği riskler arasında sosyal izolasyon riski de var. Bunun yanı sıra, dijital bağımlılık, bugünlerde en çok konuştuğumuz konular arasına girdi. Bunu sadece bir dijital detoks yaparak ya da dijital oburluktan kaçınarak aşamayız. Çok daha fazılası gerekiyor. Sebep; dijital mecraların sunduğu yapay mutluluk çerçevesinin, kurgulanmış kusursuz hayatların albenisinin bizlerin, gençlerin yetersizlik duygusunu beslemesi; kişinin kendini gerçekleştirmeyle ilgili çok sorunlu bir alanı açıyor olmasıdır.”

‘Bütün Bireylerimiz Risk Altındadır’

Sanal bahis ve kumar içeriklerinin yaygınlaşmasının toplumsal bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Duran, risklerin sadece çocuklarla sınırlı kalmadığını ifade etti: “Bunlar kişisel verilerin kötüye kullanımına da zemin hazırlamaktadır. Bu risklerden biri sanal bahis ve kumar içeriklerinin yaygınlaşmasıdır. Bu konu sadece kişisel bağımlılık oluşturmuyor. Aileleri yıkan, sosyal ilişkileri ve bireyin hayatına mal olan olumsuzluklar üretiyor. O halde, dijital dünyanın risklerine karşı korunma konusunda sadece çocuklarımız ve gençlerimiz değil, bütün bireylerimiz risk altındadır ve buna dair bir bilinç gerekmektedir. Elbette dijital dünyadan kopmak mümkün değil ancak bu dijital dünyayı bizim yönetmemiz gerekiyor. Kontrolün bizde olması gerekiyor. Dijital dünyanın içinde savrulmamak için kamusal bir sorumluluğun oluşturulması gerekiyor. Özgürlük-güvenlik dengesinin sağlandığı bir dijital dünyanın temini için çok yönlü bir iş birliği gerektiği kanaatindeyim. Devletimiz, oluşturulacak hukuki zemin çerçevesinde düzenleyici ve denetleyici rolüyle, ailelerimiz hem kendilerinin hem de çocuklarının farkındalık düzeyini artırarak, dijital platformlar ise daha fazla sorumluluk yüklenerek, gençlerimiz ve çocuklarımız için güvenli bir dijital dünyanın tesis edilmesine katkı sunmak durumundadırlar.

‘Pek Çok Ülke Bunun İçin Tedbirler Alıyor’

Sosyal medya ile mücadelenin küresel bir boyut kazandığına işaret eden Duran, Türkiye’deki yasal çalışmalar hakkında şunları söyledi: “Pek çok ülke bunun için tedbirler alıyor. Günümüzde Amerika’dan Çin’e, Avustralya’dan Almanya’ya dünyanın dört bir yanındaki birçok ülkede, yaş doğrulama, ebeveyn onayı, algoritmik sorumluluk, kullanım sınırlamaları, dijital kimlik çözümleri ve oyun-içerik denetimleri gibi uygulamalar hayata geçiriliyor. Ülkemizde de sosyal medya kullanıcılarını korumaya yönelik bazı yasal düzenlemeler halihazırda yürürlükte. Şüphesiz bu düzenlemeler çok değerli. Ancak genişleyen dijital dünyanın gerektirdiği yeni yasal düzenlemeler olduğu da açıktır. Bu çerçevede, ilgili bakanlıklarımızın ve Meclisimizin çok önemli çalışmalar yaptığını da hatırlatmak istiyorum. Malumunuz, ‘Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler’ taslak raporu, 13 Ocak’ta Meclisimizin ilgili alt komisyonunca kabul edildi. Ben öyle inanıyorum ki dijital dünya; ailelerimizden devletin ilgili kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarından akademi dünyasına kadar geniş bir alanda ortaya güzel bir sonuç çıkaracak.”