Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Saime HALAÇ
Saime HALAÇ

Kalemine Güvenenlerin, Hakikatten Vazgeçmeyenlerin Günü

Bugün 10 Ocak. Takvimlerin üzerine “Çalışan Gazeteciler Günü” notu düşülmüş. Kimileri için sıradan bir gün, kimileri içinse yoğun bir mesaj trafiği…  Ama gazeteciler için 10 Ocak; sadece bir takvim yaprağı değil; bir duruşun, bir direncin ve en önemlisi hakikat yolculuğunun adıdır.

Pek çoğumuz güne telefon ekranındaki bir haberle başlıyoruz. Peki, o bir sayfalık metnin ya da iki dakikalık görüntünün arkasındaki emeği, uykusuzluğu ve sorumluluğu ne kadar hissediyoruz?

Mücadeleden Kalan Miras

Gazetecilik tarihi, esasen bir hak arama tarihidir. 1961 yılında, gazetecilerin çalışma şartlarını iyileştiren yasal haklar tanındığında, buna karşı çıkan gazete patronları “gazete basmama” kararı almıştı. Gazeteciler ise o meşhur “Basın” gazetesini kendi imkanlarıyla çıkararak, kalemlerin susturulamayacağını tüm Türkiye’ye göstermişlerdi.

O dönemden bugüne miras kalan bu tarih, hakların savunulduğu bir *”Dayanışma Günü”*dür. Günümüzde gazetecilik; sadece sahada haber kovalamak değil, aynı zamanda dijital dünyanın hızına yetişmeye çalışırken mesleki etik değerleri ayakta tutma mücadelesidir.

Klavye Başındaki Sorumluluk

Modern çağda herkesin birer “içerik üreticisi” olduğu bu dönemde, gerçek gazetecinin farkı sorumluluk bilincinde ortaya çıkar. Bir gazeteci, yazdığı her kelimenin toplumdaki yankısını hesap etmek zorundadır. Tıklanma kaygısının, doğru bilginin önüne geçtiği bir atmosferde; teyit edilmemiş bilgiyi reddetmek ve manipülasyona karşı durmak bugün en büyük mesleki onurdur.

Kime Teşekkür Etmeli?

Bugün;

Adliye koridorlarında saatlerce bekleyen muhabirlere,

Tek bir kare fotoğraf için yağmur altında sabreden foto muhabirlerine,

Gece yarısı “son dakika” bilgisini doğrulamak için sabahlayan editörlere,

Ve her ne pahasına olursa olsun hakikati söylemekten çekinmeyen kalemlere bir teşekkür borçluyuz.

Gazetecilik; yorulmayı göze alanların, merakını kaybetmeyenlerin ve vicdanını pusula yapanların mesleğidir. Şartlar ne kadar zor olursa olsun, toplumun doğru bilgiyle nefes alabilmesi için bu kalemlerin yazmaya devam etmesi şarttır.

Bu vesileyle, kalemini halkın hizmetine sunan tüm meslektaşlarımın ve basın sektörünün her kademesinde ter döken emekçilerin bu anlamlı dayanışma gününü kutluyorum.

İyi ki varsınız, iyi ki yazıyorsunuz!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER